Hava Durumu

#Ahlat

TOURISMJOURNAL - Ahlat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ahlat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dedeman Hospitality Bitlis’te Yeni Bir Dönem Başlatıyor: Eva Managed by Dedeman Bitlis için imzalar atıldı! Haber

Dedeman Hospitality Bitlis’te Yeni Bir Dönem Başlatıyor: Eva Managed by Dedeman Bitlis için imzalar atıldı!

Eva Managed by Dedeman Bitlis, markanın yalnızca coğrafi olarak değil, ihtiyaçlara göre çeşitlenen konaklama modelleriyle büyüme yaklaşımının bir parçası olarak hayata geçiriliyor. Proje, Bitlis’in son yıllarda artan turizm hareketliliği ve markalı konaklama ihtiyacı göz önünde bulundurularak kurgulandı. Dedeman markasının Bitlis’te yer alacak olması, şehirdeki turizm ekosistemi ve yerel paydaşlar nezdinde güçlü bir beklenti ve ilgiyle karşılandı. Evalorin Otelcilik Limited Şirketi yatırımıyla, Coşar Görücü’nün yatırımcısı olduğu Eva Managed by Dedeman Bitlis, bu yönüyle Bitlis’in gelişen turizm potansiyeline kalıcı bir katkı sunmayı vadeden nitelikli bir girişim olarak öne çıkıyor. Tarihin Katmanlarıyla Bütünleşen Bir Deneyim: Eva Managed by Dedeman Bitlis Doğu Anadolu’nun en köklü yerleşimlerinden biri olan Bitlis, taş mimarisiyle şekillenmiş şehir dokusu, medreseleri, hanları ve yüzyıllar boyunca biriken kültürel hafızasıyla geçmişin izlerini bugüne taşıyan güçlü bir karakter sunuyor. Bu tarihsel derinlik, Nemrut Krater Gölü’nün etkileyici coğrafyasıyla birleştiğinde Bitlis’i kültür ve doğa deneyiminin kesişim noktasına taşıyor. Türkiye’nin en büyük krater gölü olan Nemrut; volkanik yapısı, endemik bitki örtüsü ve eşsiz manzarasıyla bölgeye uluslararası ölçekte dikkat çeken bir çekim gücü kazandırıyor. Van Gölü havzasına yakın konumu, Ahlat’ın Selçuklu mirası ve özgün taş evleriyle Bitlis, son yıllarda artan ziyaretçi ilgisiyle birlikte turizm açısından yeni bir ivme kazanırken, bu gelişim nitelikli ve markalı konaklama ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Bitlis merkezde, tarihî dokunun içerisinde konumlanan Eva Managed by Dedeman Bitlis, özgün bir yapının dönüşümüyle hayata geçerek şehrin mevcut potansiyeline doğrudan temas eden bir konaklama modeli sunuyor. Dedeman Hospitality, bu projede tarihî yapıyı korumayı bir tasarım tercihi olarak değil, deneyimin temel bileşenlerinden biri olarak ele alıyor. Butik ölçekte kurgulanan proje, markanın hizmet standartlarını yerel doku ile buluşturarak Bitlis’te karakterli ve güçlü bir konaklama alternatifi oluşturmayı hedefliyor. Şehrin ilk markalı oteli olma özelliği taşıyan Eva Managed by Dedeman Bitlis, bölgenin turizm potansiyelini görünür kılan ve yerel ekonomiye uzun vadeli katkı sunmayı amaçlayan önemli bir yatırım olarak öne çıkıyor. Dedeman Misafirperverliğiyle Bitlis’te Markalı Konaklama Dönüşümü Başlıyor Toplam 33 oda ve 6 suit kapasitesiyle planlanan Eva Managed by Dedeman, güçlü bir operasyonel denge gözetilerek tasarlandı. Yapının zemin katında konumlanan giriş, resepsiyon ve çok sayıda ticari alan ile üst katlara yayılan konaklama birimleri; hem misafir deneyimini hem de operasyonel akışı destekleyecek şekilde kurgulanıyor. Restoran ve kafe alanlarının yanı sıra, servis ve teknik alanların planlaması da bütüncül bir işletme yaklaşımıyla ele alınıyor. 2026 yılı sonunda hizmete açılması planlanan proje, yalnızca fiziksel bir dönüşüm değil; aynı zamanda işlevsel olarak sürdürülebilir bir konaklama modeli sunmayı hedefliyor. İmza sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, şu ifadeleri kullandı: “Bitlis, sahip olduğu tarihî ve doğal birikimle önemli bir potansiyel barındıran; ancak markalı konaklama tarafında gelişim alanı bulunan bir şehir. Eva Managed by Dedeman ile bu potansiyele, şehrin dinamikleriyle uyumlu ve sürdürülebilir bir modelle yanıt veriyoruz. Bu proje, yalnızca yeni bir konaklama alternatifi sunmanın ötesinde; şehrin turizm yolculuğuna duyduğumuz güvenin ve uzun vadeli bakış açımızın somut bir ifadesidir.” Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman ise şunları ifade etti: “Dedeman olarak köklü mirasımızdan aldığımız güçle, her şehirde kendi dinamiklerine saygı duyan ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen yapılar kurmayı önemsiyoruz. Bitlis’in sahip olduğu tarihsel ve kültürel birikimi, çağdaş konaklama standartlarıyla buluşturarak hem misafirlerimiz hem de şehir için kalıcı bir değer üretmeyi amaçlıyoruz” Dedeman Hospitality Hakkında 1966 yılında açtığı ilk otelle Türk turizm sektörüne öncülük eden Dedeman Hospitality, bugün 60 yılı aşkın deneyimiyle misafirperverliğin, güvenin ve kaliteli hizmetin simgesi haline gelmiştir. Yerli bir marka olarak doğan ve büyüyen Dedeman, zaman içerisinde ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir konuma ulaşmıştır. Dedeman’ın başarı yolculuğu yalnızca sayısal büyümeyle sınırlı değildir. Marka; Türk misafirperverliğini global standartlarla harmanlayan vizyonu, sürdürülebilirlik yaklaşımı, güçlü insan kaynağı ve yenilikçi hizmet anlayışıyla bir yaşam tarzı ve deneyim markası kimliği kazanmıştır. Bugün 6 ülkede, 40 şehirde, 51 aktif ve toplamda 89 imzalanmış tesisiyle faaliyet gösteren Dedeman Hospitality; Türkiye’nin yanı sıra Kazakistan, Özbekistan, Kuzey Irak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan’daki yatırımlarıyla uluslararası gücünü her geçen gün artırmaktadır. Orta vadeli büyüme stratejisini Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika gibi stratejik pazarlarda derinleşme üzerine kurgulamaktadır. Portföyünde yer alan 12 alt marka, farklı misafir profilleri ve yatırımcı beklentilerine hitap edecek şekilde konumlandırılmıştır. Bu çeşitlilik sayesinde Dedeman Hospitality; lüks otelcilikten uzun dönem konaklamaya, şehir otelciliğinden iş dünyasına yönelik çözümlere kadar geniş bir hizmet yelpazesi sunmaktadır. Dedeman Hospitality, “Herkesin Dedeman’ı” mottosuyla; köklü misafirperverlik mirasını koruyarak, gelecek kuşaklara aktarmayı ve Türk turizmini dünyada güçlü biçimde temsil etmeyi kararlılıkla sürdürmektedir.

Van Gölü’nde Mikrobiyalit Tehlikesi Video Galeri

Van Gölü’nde Mikrobiyalit Tehlikesi

Van Gölü'nde her geçen yıl etkisini artıran su çekilmesi, Bitlis'in Tatvan ilçesinin kıyı şeridini adeta mikrobiyalit tarlasına çevirdi. Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü, küresel iklim değişikliğine bağlı olarak kuraklık nedeniyle alan kaybetmeye devam ediyor. Geçen yıl bölge, önceki yıllara oranla daha fazla yağış almasına rağmen Van Gölü'nde suyun yükselmesi istenen seviyede olmadı. Göl suyunun çekilmesiyle, göl tabanındaki mikrobiyalitler de gün yüzüne çıkıyor. Bilimsel olarak "biyojenik karbonat yapılar" olarak tanımlanan mikrobiyalitler, suyun dibinde oluşan ve sadece çok az sayıda gölde görülebilen doğal yapılar olarak biliniyor. Van Gölü, bu açıdan dünyada eşine az rastlanır zenginliğe sahip. Ancak göl suyunun gerilemesiyle birlikte daha önce su altında kalan bu yapılar, artık kıyılarda açık şekilde gözlemlenebiliyor. Bitlis'in Tatvan, Ahlat ve Adilcevaz ilçelerinin kıyılarında farklı boyut ve şekillerde ortaya çıkan yüzlerce mikrobiyalit, hem görsel bir şölen sunuyor hem de göldeki değişimin somut bir göstergesi oluyor. Özellikle Tatvan ilçesine bağlı İncekaya köyü kıyılarında, farklı boyut ve şekillerde yüzlerce mikrobiyalit gün yüzüne çıktı. Mikrobiyalitlerin bazıları ise 1 metreyi aşan boylarıyla dikkat çekiyor. İncekaya köyünü ziyaret eden vatandaşlardan Mihriban Sancak, geçen yıl daha az olan mikrobiyalitlerin bu yıl ciddi şekilde çoğaldığını belirterek, "Manzara çok güzel ama gölün bu şekilde çekilmeye devam etmesi bizleri endişelendiriyor" dedi. Mikrobiyalitlerin manzarayı da değiştirdiğini aktaran Mehmet Okay isimli vatandaş da, "Her geçen yıl göl daha da geri çekiliyor. Mikrobiyalitler ortaya çıktıkça manzara değişiyor ama bu değişim, Van Gölü için iyiye işaret değil" ifadelerini kullandı. Bilim insanları tarafından gölün ekolojik dengesinin bozulduğuna işaret edilen bu durum, dalış turizmi açısından yeni alanlar sunarken, bölge halkı için ise kaygı verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

The "Ahlat Stonemasonry Tradition" in the UNESCO list continues Haber

The "Ahlat Stonemasonry Tradition" in the UNESCO list continues

The "Ahlat Stonemasonry Tradition", which was included in the UNESCO's Intangible Cultural Heritage List in Need of Urgent Protection last year, is kept alive with dexterous hands in the Ahlat district of Bitlis. Ahlat stone, which is obtained from the quarries in the district and preferred in buildings for centuries with its ability to keep it warm in winter and cool in summer, is extracted from the ground with a lot of effort and made ready for use. Stones, which were cut into blocks using hammer, sledgehammer, crowbar and chisel, and cut according to the measures determined by the workshops, are transformed into works of art in the hands of skilled craftsmen. Hayrettin Zengin, 48, the father of 5 children, who started stonemasonry in the district 10 years ago, masterfully embroiders Seljuk and Ottoman motifs and various patterns on stones of various sizes. "Some patterns can take a day" Becerikli, told Anadolu Agency (AA) that Ahlat stone, which is widely used in the region and sent all over the country and to many countries, is one of the important income sources of the district. Explaining that some of the patterns they meticulously embroidered on the stones are finished in half an hour, some take a day, Becerikli said, "The processing time changes according to the pattern. We embroider the patterns that suit the stones. We make fountains, barbecues and fireplaces from Ahlat stone, we produce the stones used in the construction of tombs and houses. We embellish and shape the patterns by embroidering on the stone. We give life to the rocks brought from the quarries in blocks here."  Stating that they adorned the stones with handcraft without using machinery, Becerikli said: "We sent Ahlat stone for a restored historical building in Germany. We deliver the products we make all over Turkey. 10 years ago, I constantly visited and watched my friends working in this workshop. I started my profession because I was curious. I learned the job with curiosity. I love my profession. I have 5 children and I make a living for my family with this job. I am also very happy that the Tradition of Pear Stone Work has been included in UNESCO's Intangible Cultural Heritage List. I would like to thank those who contributed to this. They made us happy. We are doing our best to keep this tradition alive.” "The Ahlat Stonemasonry Tradition" was inscribed on the UNESCO list at the 17th session of the Intergovernmental Committee for the Protection of Intangible Cultural Heritage held on 28 November-3 December 2022 in Rabat, the capital of Morocco.

UNESCO listesindeki "Ahlat Taş İşçiliği Geleneği" yaşatılıyor Haber

UNESCO listesindeki "Ahlat Taş İşçiliği Geleneği" yaşatılıyor

Geçen yıl UNESCO'nun Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne alınan "Ahlat Taş İşçiliği Geleneği", Bitlis'in Ahlat ilçesinde hünerli ellerle yaşatılıyor. İlçedeki taş ocaklarından elde edilen, kışın sıcak, yazın serin tutma özelliğiyle asırlardır yapılarda tercih edilen Ahlat taşı, binbir emekle toprak altından çıkarılarak kullanıma hazır hale getiriliyor. Çekiç, balyoz, levye ve murç kullanılarak bloklar halinde koparılan, atölyelerle belirlenen ölçülere göre kesilen taşlar, burada hünerli ustaların elinde birer sanat eserine dönüştürülüyor. İlçede 10 yıl önce taş işçiliğine başlayan 5 çocuk babası 48 yaşındaki Hayrettin Becerikli de çeşitli büyüklükteki taşların üzerine Selçuklu ve Osmanlı motifleri ile çeşitli desenleri büyük bir ustalıkla işliyor. "Bazı desenler bir gün sürebiliyor" Becerikli, AA muhabirine, yörede yaygın kullanılan, yurdun dört bir yanına ve birçok ülkeye gönderilen Ahlat taşının, ilçenin önemli gelir kaynaklarından biri olduğunu söyledi. Taşlara özenle işledikleri desenlerden bazılarının yarım saatte bittiğini bazılarının da bir gün sürdüğünü anlatan Becerikli, "Desene göre işleme zamanı değişiyor. Taşlara hangisi uygunsa o desenleri işliyoruz. Ahlat taşından çeşme, barbekü ve şömine yapıyoruz, mezar ve ev yapımında kullanılan taşları üretiyoruz. Desenleri taşa işleyerek süslüyoruz, şekil veriyoruz. Ocaklardan bloklar halinde getirilen kayalara burada adeta hayat veriyoruz." dedi. Makine kullanmadan el işçiliğiyle taşları süslediklerini belirten Becerikli, şunları kaydetti: "Almanya'da restore edilen tarihi bir yapı için Ahlat taşı gönderdik. Türkiye'nin ise her yerine yaptığımız ürünleri ulaştırıyoruz. 10 yıl önce bu atölyede çalışan arkadaşlarımı sürekli ziyaret ederek onları izledim. Merak ettiğim için de mesleğe başladım. Merakla işi öğrendim. Mesleğimi seviyorum. 5 çocuğum var ve ailemin geçimini bu işle sağlıyorum. Ahlat Taşı İşçiliği Geleneği'nin UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne alınmasına da çok sevindim. Bunda emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bizi mutlu ettiler. Biz de bu mesleği geleneği yaşatmak için elimizden geleni yapıyoruz." "Ahlat Taş İşçiliği Geleneği", Fas'ın başkenti Rabat'ta 28 Kasım-3 Aralık 2022'de düzenlenen Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Hükümetlerarası Komitesi'nin 17. oturumunda UNESCO listesine kaydedilmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.