Hava Durumu

#Açık Hava Müzesi

TOURISMJOURNAL - Açık Hava Müzesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Açık Hava Müzesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Amasya, Kar Altında Kartpostallık Manzaralarıyla Büyüledi Haber

Amasya, Kar Altında Kartpostallık Manzaralarıyla Büyüledi

Kar yağışıyla birlikte beyaza bürünen Şehzadeler Şehri Amasya'da kartpostallık görüntüler oluştu. Beyaz örtüyle kaplanan dünya mirası Harşena Dağı, Yalıboyu Evleri ve Yeşilırmak Nehri dronla görüntülendi. Şehri nostaljik kartpostallara benzeten turistler fotoğraf çekmeye doyamadı. Harşena Dağı Unesco Dünya Mirası Geçici Listesi'nde Zirvesinde dev Türk bayrağının dalgalandığı Harşena Dağı ile Kral Kaya Mezarları ve Yeşilırmak Nehri'nin kıyısında inci gibi sıralan Yalıboyu Evleri kar manzarasıyla kışın da görülmeye değer olduklarını göz önüne serdi. Unesco Dünya Mirası Geçici Listesi`nde bulunan Harşene Dağı, surlarla çevrili yapısıyla Türkiye'nin en görkemli kaleleri arasında gösteriliyor. "Amasya kartpostal gibi" Ordu'dan gezmeye geldiği Amasya'yı nostaljik kartpostallara benzeten Sevil Akyol, "Amasya kartpostal gibi bir şehir. Çok etkilendik. Gezimizin sonunda kendimizin tarihi bir tablonun içinden çıkmış gibi hissettik" dedi. "Fotoğraf çekmeye doyamadık" Arkadaşlarıyla Sivas'tan gelen Büşra Navruz ise, "Amasya'ya ikinci gelişim yine kış mevsiminde oldu. Çünkü kar manzarası en güzel Amasya'da görülüyor. Su, evler, dağlar çok güzel. Fotoğraf çekmeye doyamadık" diye konuştu. Amasya 8 bin 500 yıllık tarihe sahip Kışın da yerli ve yabancı turistin ağırlayan açık hava müzesi görünümündeki Amasya'nın 8 bin 500 yıllık bir tarihe sahip olduğunu anlatan Amasya Yalıboyu Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Selçuk Başün de, tarih ve doğa meraklılarını şehre beklediklerini söyledi.

İstanbul Sabiha Gökçen, Mısır’a Yeni Turizm Hatları Açtı Haber

İstanbul Sabiha Gökçen, Mısır’a Yeni Turizm Hatları Açtı

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'ndan (ISG), Mısır'ın öne çıkan iki destinasyonu Luksor ve Marsa Alam şehirlerine uçuşlar başladı. Pegasus Hava Yolları, İskenderiye, Hurgada, Kahire ve Şarm El-Şeyh'in ardından Mısır'daki beşinci ve altıncı destinasyonları olan Luksor ve Marsa Alam'a haftada iki gün karşılıklı sefer düzenleyecek. İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, erişilebilir seyahati daha fazla noktaya ulaştırma hedefiyle uçuş ağını genişletmeyi sürdürüyor. 113 dış hat, 39 iç hat olmak üzere toplamda 53 ülkede 152 destinasyona uçuşun gerçekleştiği İstanbul Sabiha Gökçen, gerçekleştirdiği iş birlikleriyle ilgi çekici destinasyonları İstanbul'a doğrudan bağlayan stratejik bir ‘hub' olmaya devam ederken Luksor ve Marsa Alam bağlantılarıyla eğlence turizmi ağını da güçlendirmiş oldu. Yeni destinasyonlar olan Luksor ve Marsa Alam'ın açılmasıyla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı, Türkiye aktarmalı seyahatlerde önemli bir rol üstleniyor. Bu hatlar, Pegasus'un geniş uçuş ağı sayesinde özellikle Orta Doğu, Avrupa ve Kafkasya bölgelerinden Mısır'a doğru güçlü bir yolcu akışı sağlamayı amaçlarken, bu stratejik açılışla birlikte, Mısır operasyonlarına güçlü bir katkı sağlanması ve toplamda 10 bin ilave yolcu taşınması hedefleniyor. Bu hedef, ISG'nin küresel bağlantı kapasitesini daha da ileriye taşıdığının bir göstergesi olarak ortaya çıkıyor. Kültürün kalbi Luksor ve Kızıldeniz'in gizli cenneti Marsa Alam UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Karnak Tapınağı ve Krallar Vadisi'ne ev sahipliği yapan Luksor, Mısır'ın tarih ve kültür turizminin merkezi konumunda bulunuyor. "Dünyanın en büyük açık hava müzesi" olarak kabul edilen şehir, yıl boyunca yüksek ziyaretçi talebiyle dikkat çekiyor. Avrupa'dan kültür turizmine yönelik artan ilgi, Pegasus'un Luksor hattını stratejik açıdan önemli bir noktaya taşıyor. Öte yandan, Kızıldeniz'in eşsiz mercan resiflerine sahip Marsa Alam, sualtı dünyasının en özel dalış noktalarından Dolphin House ve Elphinstone Reef ile tanınıyor. "Mısır'ın Maldivleri" temasıyla tanınan ve özellikle Avrupa pazarında kış sezonunda popüler olan bu resort destinasyonu, Pegasus'un tatil turizmine yönelik uçuş ağını güçlendiriyor. Marsa Alam hattı, Hurgada ve Şarm El Şeyh'e alternatif olarak Pegasus'a premium bir tatil noktası kazandırıyor.

UNESCO kenti Safranbolu’ya ziyaretçi akını Haber

UNESCO kenti Safranbolu’ya ziyaretçi akını

Ramazan ayında sessiz günler geçiren UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki Karabük'ün Safranbolu ilçesi, bayram ile yerli ve yabancı turist akınına uğrarken esnafın da yüzünü güldürdü. "Osmanlı'nın parmak izi", "Açık hava müzesi", "En iyi korunan kent" ve "Korumanın başkenti" gibi ünvanlarla anılan Karabük'ün Safranbolu ilçesi Ramazan Bayramında yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu. 18. ve 19. yüzyıl ile 20. yüzyıl başlarında yapılan evleri ve Arnavut kaldırımlarıyla misafirlerine tarihte yolculuğa çıkaran Osmanlı kenti, Cinci Han ve hamam, Kent Tarihi Müzesi, Saat Kulesi, İzzet Mehmet Paşa ve Köprülü Mehmet Paşa camileri, Hıdırlık Tepesi, Cem Seyir Terası, İncekaya Su Kemeri ve kanyonu gibi yapılarıyla misafirlerine keyifli bir tatil sunuyor. Ramazan Bayramı yoğunluğu esnafın da yüzünü güldürdü. Nurhayat Yüksel adlı esnaf, Ramazan Bayramı'nın çok güzel geçtiğini belirterek, şu anda turizm alanında yoğunluğun en çok yaşandığı ilçelerden birinin Safranbolu olduğunu ifade etti. Ramazan ayının çok sessiz geçtiğini anlatan Yüksel, "Şu an ise her yer ana baba günü. Esnaf çok güzel nefes aldı. Böylece sezon açılmış oldu. İnşallah böyle de devam eder" dedi. Eşinin memleketi dolayısıyla Ramazan Bayramını Karabük'te geçiren Murat Özbek de sıklıkla ilçeye geldiğini aktararak, ilçedeki en yoğun günlerden birini gördüğünü söyledi. UNESCO tescilli çilingir ustası Hüseyin Özdemir, Ramazan ayında ilçede durgunluk yaşandığını dile getirerek, "Bayramla birlikte herkes bereketlenip rızıklanmış oldu" dedi.

Açık hava müzesi Zile'de turizm artış gösteriyor Haber

Açık hava müzesi Zile'de turizm artış gösteriyor

Zile Belediye Başkanı Şükrü Sargın Yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelen Zile ilçesinde turizmi geliştireceklerini belirtti. Zile’ye yönelik artan turist hareketliliği ile ilgili açıklama yapan Zile Belediye Başkanı Şükrü Sargın, turizmin ayak seslerinin Zile’de duyulmaya başladığını belirtti. Zile’nin turizm değerleri açısından büyük potansiyele sahip şehirlerden birisi olduğunu kaydeden Belediye Başkanı Şükrü Sargın, Zile’nin turizm değerlerini zenginleştirmeye ve gezginlerle buluşturmaya çalıştıklarını belirtti. "Veni Vidi Vici Kent Müzesi ile bir müze kent olma yönünde emin adımlarla ilerlemekteyiz” Bugüne kadar yeterince değerlendirilemeyen bu potansiyelin, alt ve üst yapı çalışmalarıyla değerlendirilmeye çalışıldığını ifade eden Belediye Başkanı Sargın, “Bir plan dâhilinde ve koruma-kullanma dengesi gözetilerek bu potansiyeli ekonomik değer oluşturan çıktılara dönüştürme hedefiyle çalışıyoruz. Zile’nin zengin tarihini, kültürel mirasını ve doğal güzelliklerini akılcı projelerle değerlendirilmeye çalışmaktayız. Bu bağlamda, uygulamaya aldığımız Veni Vidi Vici Zile Kent Müzesi projesi bunlardan birisidir. Zile, sahip olduğu kalesi ve arkeolojik kazılarını başlattığımız doğudaki tek Amfitiyatro ile büyük bir açık hava müzesidir. Bu açık hava müzesinin içinde oluşturduğumuz Veni Vidi Vici Kent Müzesi ile bir müze kent olma yönünde emin adımlarla ilerlemekteyiz” dedi.

9 bin yıllık Yumuktepe Höyüğü, açık hava müzesine dönüyor Haber

9 bin yıllık Yumuktepe Höyüğü, açık hava müzesine dönüyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından çevre düzenlenmesi yapılan höyüğün, çalışmalar bittiğinde turizme açılacağı kaydedildi. M.Ö. 7 binli yıllarda Neolitik Çağda yerleşim yeri olan Mersin’in merkez Toroslar ilçesindeki Yumuktepe Höyüğü’nde, yeni bir aşamaya geçildi. Höyükte ilk kazılar 1937 yılında İngiliz arkeolog John Garstang tarafından başlanılırken, bugüne kadar yapılan çalışmalarda höyüğün 33 yerleşim katına sahip olduğu tespit edildi. Son olarak Prof. Dr. Giulio Palumbi başkanlığında yapılan kazılarda, neolitik ve kalkolitik dönemlerle ilgili çalışmalar yürütülmüştü. 2021 yılında höyüğün açık hava müzesi olmasıyla ilgili kurul kararı çıkarken, pandemi dolayısıyla çalışmalar bir süre yürütülemedi. Daha sonra müzeyle ilgili Mersin Büyükşehir Belediyesi çevre düzenlemesine başladı. Devam eden çalışmaların bittiğinde halkın gezmesi için bölgenin ziyarete açılacağı belirtildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer de yapılan çalışmaları yerinde inceleyerek, yetkililerden bilgi aldı. "Burası bir arkeoköy oluyor" İncelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Başkan Vahap Seçer, 9 bin yıllık bir tarih üzerinde çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Yumuktepe Höyüğü’nün Mersin’in göbeğinde yer aldığını söyleyen Seçer, "Burada 9 bin yıllık tarihi, medeniyetleri görme ve tanıma fırsatı buluyoruz. Arkeolojik çalışmalarda 33 katman tespit edilmiş. 1937 yılından beri bu bölgede çalışmalar devam ediyor. Mersin hinterlanttı hem medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir bölge hem de insanlık tarihinin birikiminin yoğun olduğu bir bölge. Bulunduğumuz bu alan Orta Doğu, Suriye, Mezopotamya topraklarının birbiriyle hem denizden hem de karadan irtibatının kurulduğu yer. Burası arzu edilen durumda değil. Mersin Büyükşehir Belediyesine ait bir alan ancak birinci derece sit alanı Kültür ve Turizm Bakanlığı uhdesinde. Gerekli çalışmalar yapıldı. Uzunca süre burada güzel çalışmalar yapıldı. Burası bir arkeoköy oluyor. Mersin’e kazandırılabilecek çok değerli bir çalışma yapılıyor" dedi. "Bittiği zaman halka açık, çok güzel bir alan olacak" Şu anda çevre düzenlemesi yaptıklarını kaydeden Seçer, "Çünkü burada arkeolojik çalışmalar yapılıyor ama çok zor koşullarda yapılıyor. Her açıdan sorunlu bir yer. Güvenliği olmayan bir yer. Yan tarafta bir huğ evimiz yapılıyor. Yani çamurdan, samandan yapılan eski uygarlıklar döneminde bir yaşam alanı olarak kullanılan bir ev yapıyoruz. Bittiği zaman halka açık, çok güzel bir alan olacak. Son derece ziyaret mümkün olacak ve burada tarihi çocuklarımıza anlatma fırsatı da bulacağız. Bura üzerinden değerlendirmeler, geriye dönük tespitler yapma imkanımız olacak. Bu bölgede her nokta tarih. Yeter ki bunun değerinin, kıymetinin farkında olan toplumlar yaşasın. Biz de elbette bu konuda çok yeterli olduğumuzu söyleyemem ama önemli de mesafeler alındı. Biz de belediye olarak bu bilinçle, bu anlayışla yönetimimiz. Tarihi değerlerimizi koruyalım istiyoruz. Onları gün yüzüne çıkaralım. Onu insanlığın hizmetine sunalım istiyoruz. Bu çalışmaları da sürdüreceğiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Çevre düzenlemesinde birçok şey yaptıklarını dile getiren Seçer, "Öncelikle bu höyüğün sınırları oluşturan duvarlarında büyük tahribatlar olduğu için bir güvenlik sorunu vardı. Bu duvarları öncelikle yeniden yapıyoruz. Ziyaretçilerin girişini mümkün kılacak alanlar yapılıyor. Bu bölgeler gördüğümüz gibi höyüğün üzerindeyiz ve kot farkı yüksek. Vatandaşlarımızın rahatça buraya çıkması için merdivenleri yeniliyoruz. Daha sonra arkeolojik çalışma yapılan alanın üstün kapatılacak. Burada bulguların sergilenmesine yönelik alanlar yapılacak. Bunu da çok kısa bir süre içerisinde vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" ifadelerini kullandı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.