Hava Durumu

#Açık Hava Müzesi

TOURISMJOURNAL - Açık Hava Müzesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Açık Hava Müzesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Binlerce yıllık geçmişiyle Beçin Kalesi Haber

Binlerce yıllık geçmişiyle Beçin Kalesi

Beçin Kalesi ve antik kent tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yaptı. Yaklaşık 5 bin yıllık yerleşimin olduğu Beçin, Menteşeoğulları Beyliği döneminde bölgenin idari ve kültürel merkezi haline geldi. Menteşe Beyliği; Beçin'in sunduğu savunma avantajları nedeniyle burayı başkent olarak seçmiş. 17. yüzyılın başlarında terk edilen kent, bu sayede dönemine ait tarihi dokusunu büyük ölçüde koruyabildi. 2024 yılındaki kazı çalışmalarında özellikle iç kalenin hemen dış kısmındaki kule bölümünde milattan önce 6. yüzyıla kadar giden buluntulara ulaşıldı. Bizans döneminden Osmanlı döneminin ortalarına kadar olan buluntular ele geçti. TARİHİN SESSİZ TANIĞI Kültür Portalı'ndaki bilgilere göre en görkemli günlerini Menteşe Beyliği'nin hükümdarı Ahmet Gazi döneminde yaşayan Beçin, daha sonra Osmanlı topraklarına katıldı. İbn Battuta ve Evliya Çelebi gibi dönemin önemli seyyahlarının notlarında yer bulan Beçin; iç kale, sur içi ve sur dışı yerleşim planıyla geleneksel Türk şehircilik anlayışının seçkin bir örneğini sunuyor. Kentin arkeolojik dokusu oldukça katmanlı. Pek çok medrese, hamam, cami, han, zaviye ve türbe kalıntısı bulunan kentte ayrıca Antik dönem nekropol alanı, Helenistik dönem tapınağı ve bir Bizans şapeline ait kalıntılara da ulaşılmış. MİMARİ HAFIZA Beçin'in günümüze ulaşan yapıları arasında inşa kitabesiyle özgünlüğünü koruyan tek örnek Ahmet Gazi Medresesi. Bununla birlikte; Karapaşa Medresesi, Orhan Bey Camisi, Bey Konağı, Bey Hamamı, Kızılhan ile Yelli Camisi ve Medresesi, kentin mimari kimliğini oluşturan diğer önemli yapılar. Anadolu'nun orijinal dokusunu en iyi yansıtan Türk kentlerinden biri olan Beçin, arkeologlara göre erken dönem Batı Anadolu mimarisini anlamak adına eşsiz bir kaynak niteliğinde. KALE YAPISI Beçin, iç kale ve güneyindeki ana yerleşim alanından oluşuyor. Kale yapısı, çevresindeki antik kalıntıların taşları kullanılarak inşa edilmiş. Şehirde 14. ve 15. yüzyıllardan kalma çok sayıda yapı halen ayakta. Güncel restorasyon çalışmalarıyla surlar, burçlar ve girişteki sarnıç yeniden işlevlendirilerek gezilebilir hale getirilmiş. TARIM TARİHİ 2025 yılında İç Kale'deki 3 numaralı burçta bulunan 700 yıllık darı tohumları, Orta Çağ tarım ekonomisi ve gıda güvenliği üzerine yeni bir bakış açısı sunuyor. Bu denli yoğun bir miktarda darı tohumunun bir çuval içerisinde ve kapalı bir birimde stoklanmış halde bulunması, Anadolu arkeolojisi için önemli bir keşif. OK UÇLARI BULUNMUŞTU Beçin Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, geçen yıl Türk dönemine ait ok uçları bulunmuştu. UNESCO NE DİYOR? UNESCO kriterlerine göre Beçin, Menteşeoğulları'nın Batı Anadolu'da bıraktığı en önemli kültürel miraslardan biri olarak kabul ediliyor. Bu yapılar, Osmanlı sanatının erken dönem özelliklerini yansıtan ilk örnekler arasında. Beçin'in diğer benzer yerleşimlerden ayrılan en önemli özelliği "korunmuşluk" seviyesi. Beçin, 17. yüzyılda terk edildiği için Orta Çağ Anadolu kent mimarisinin ve Türk yerleşim kültürünün izlerini günümüze kadar bozulmadan taşımayı başarmış. Bu durum, kenti 13. ve 14. yüzyıl mimari özelliklerini yansıtan hanlar, hamamlar, medreseler ve zaviyeler bakımından eşsiz bir "açık hava müzesi" konumuna getiriyor. UNESCO'nun sitesinde Beçin'le ilgili şu notlar var: -"Şehir, Geometrik, Arkaik ve Klasik dönemlerde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, ayrıca Romalılara, Bizanslılara, Menteşeoğulları Sultanlığı'na ve Osmanlılara da ev sahipliği yapmıştır. Özellikle 200 yıldan fazla süren Menteşeoğulları Sultanlığı'nın başkenti olduğu 13. yüzyılın ikinci yarısında önem kazanmıştır. Menteşeoğulları, Muğla, Balat, Milas, Beşin, Çine, Tavas ve Köycegiz'i kapsayan Batı Anadolu'da bir bölgeye hakim olmuştur." -"Beçin şehri, bir kale ve bu kalenin güneyindeki ana yerleşim alanından oluşuyordu." -"Beçin arkeolojik alanı 1972'den beri sistematik olarak kazılmaktadır. 2000 yılında Beçin'de 60.000'i İslami ve 850'si Avrupa olmak üzere toplam 100.000 adet sikke bulunmuştur. Bu, Türkiye'de arkeolojik kazılarda bugüne kadar bulunan en büyük define olmakla kalmayıp, aynı zamanda bugüne kadar bulunan en büyük Osmanlı sikke koleksiyonudur." ÖZELLİKLERİ -"Menteşeoğulları Sultanlığı'nın başkenti olan Beşin, tarihi ve coğrafyası bakımından Türk kültür tarihinde çok önemlidir. Şehrin mimari kalıntıları, o dönemin Batı Anadolu mimarisine ışık tutmakla kalmayıp, aynı zamanda bölgedeki ilk Türk yerleşimlerinin biçimini de ortaya koymaktadır." BEÇİN KALESİ VE ÖREN YERİ NEREDE? Milas-Ören yolunun 5. kilometresinde konumlanan Beçin, Menteşeoğulları Beyliği döneminde inşa edilmiş, tarihî dokusunu koruyan bir Orta Çağ kenti. Yerleşim alanı, yüksek bir platonun kıyısındaki dik ve dairesel bir kaya kütlesi üzerine kurulan kale ile bu kalenin güney yönünde, 1,5 metre kalınlığındaki surlarla çevrelenmiş bir yerleşkeden meydana geliyor.

Manisa’nın tarih ve lezzet mirası öne çıktı Haber

Manisa’nın tarih ve lezzet mirası öne çıktı

Festival kapsamında düzenlenen söyleşide, moderatörlüğünü Utku Yılmaz'ın yaptığı programda usta oyuncular Erkan Can ve Güven Kıraç, Manisa'nın köklü geçmişine ve zengin mutfak kültürüne vurgu yaptı. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte konuşan sanatçılar, Manisa'nın her köşesinin ayrı bir hikaye barındırdığını belirterek kentin uluslararası alanda daha etkin tanıtılması gerektiğini ifade etti. Söyleşiye katılan Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ise Manisa'nın adeta bir açık hava müzesi olduğunu belirterek, "Kula-Salihli UNESCO Jeoparkı, Sardes Antik Kenti ve Spil Dağı Milli Parkı gibi değerlerimizle turizm potansiyelimizi her geçen gün artırıyoruz. Kadın kooperatifleri ve yerel üretim projeleriyle kırsal kalkınmayı desteklemeye devam ediyoruz" dedi. Festivalin gastronomi etkinlikleri de gün boyu yoğun ilgi gördü. "Yeni Gastronomi Akımı: Hızlı Tüketimden Sağlıklı ve Geleneksel Lezzetlere Dönüş" başlıklı söyleşide yerel mutfakların sürdürülebilirliği ele alınırken, "41 Bitkinin Bugünkü Karşılığı" panelinde mesir macunundaki şifalı bitkiler bilimsel açıdan değerlendirildi. Ulupark Gastronomi Arenası'nda düzenlenen "Manisa'nın Lezzet ve Kültür Haritası: 17 İlçenin Tescilli Değerleri" programında ise Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve ünlü şef Danilo Zanna konuşmacı olarak yer aldı. Programda, 17 ilçeye özgü coğrafi işaretli ürünler ve yöresel lezzetler tanıtıldı. "Lezzetiyle Yaşayan Festival" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Akhisar köftesi, Salihli odun köftesi, Alaşehir kapama, keşkek, Manisa kebabı, tahinli pide ve üzüm suyu gibi pek çok yöresel ürün katılımcıların beğenisine sunuldu. Şef Danilo Zanna, Manisa'ya özgü tahinli pideyi çok beğendiğini belirterek bu lezzeti MasterChef programına taşıyacağını söyledi. Programda konuşan Başkan Besim Dutlulu, Mesir Festivali'nin kapsamını genişlettiklerini belirterek, "486 yıllık bu köklü geleneği bilim, sanat ve gastronomiyle zenginleştirdik. Gastronomi panayırı, doğa sporları, fitoterapi konferansları ve kültürel etkinliklerle dolu bir program hazırladık. Mesir, 41 çeşit baharatın birleşimiyle oluşan şifalı bir mirastır" dedi. Şef Danilo Zanna ise Manisa'nın gastronomik açıdan büyük bir zenginliğe sahip olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'de keşfettiğim ilk şehirlerden biri Manisa'ydı. Bu lezzet mirasını yerinde deneyimlemek benim için büyük bir mutluluk" ifadelerini kullandı. Bu yıl düzenlenen etkinliklerle 486 yıllık köklü geçmişiyle dikkat çeken Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, kültür, sanat ve gastronomiyi bir araya getirerek kentin tanıtımına da önemli katkı sundu.

Muğla’da Eski Muğla Tarihi Dokusuyla Açık Hava Müzesine Dönüştü Haber

Muğla’da Eski Muğla Tarihi Dokusuyla Açık Hava Müzesine Dönüştü

Muğla’nın Menteşe ilçesinde "Eski Muğla" olarak adlandırılan bölgedeki tarihi yapılar, koruma çalışmaları ve aslına uygun restorasyonlarla ilk günkü ihtişamını korumaya devam ediyor. Kentsel sit alanı içerisinde yer alan bu yapılar, kentin tarihi kimliğinin en güçlü simgesi olarak ayakta duruyor. Menteşe’nin dar sokaklarında yükselen beyaz badanalı, kırmızı kiremitli ve kendine has bacalarıyla ünlü tarihi evler, sadece birer bina değil, yaşam kültürü olarak korunuyor. Ahşap işçiliği, geniş avluları (hayat) ve geleneksel mimari detaylarıyla dikkat çeken binalar, bölgedeki koruma bilinci sayesinde zamana meydan okuyor. Özellikle Saburhane Meydanı ve çevresinde yoğunlaşan sivil mimari örnekleri, Menteşe Belediyesi ve ilgili kurumların denetiminde koruma altında tutuluyor. Yapılan restorasyonlarda binaların orijinal dokusuna sadık kalınması, bölgenin bir "açık hava müzesi" kimliğini sürdürmesini sağlıyor. Mahalle sakinleri ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle, eski binaların fonksiyonelliğini yitirmeden modern hayata entegre edilmesi hedefleniyor. Muğla’nın sadece deniz ve güneşten ibaret olmadığını kanıtlayan bu tarihi doku, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti Menteşe sokaklarına çekiyor. Yetkililer, kentin bu tarihi mirasını korumanın sadece turizm açısından değil, Muğla’nın ruhunu yaşatmak adına da hayati bir sorumluluk olduğunu ifade ediyor. Muğla’nın simgesi haline gelen bu yapılar, sıkı koruma kuralları ve vatandaşların duyarlılığı ile "Geleneksel Muğla Evi" karakterini gelecek nesillere aktarmaya devam edecek.

Amasya, Kar Altında Kartpostallık Manzaralarıyla Büyüledi Haber

Amasya, Kar Altında Kartpostallık Manzaralarıyla Büyüledi

Kar yağışıyla birlikte beyaza bürünen Şehzadeler Şehri Amasya'da kartpostallık görüntüler oluştu. Beyaz örtüyle kaplanan dünya mirası Harşena Dağı, Yalıboyu Evleri ve Yeşilırmak Nehri dronla görüntülendi. Şehri nostaljik kartpostallara benzeten turistler fotoğraf çekmeye doyamadı. Harşena Dağı Unesco Dünya Mirası Geçici Listesi'nde Zirvesinde dev Türk bayrağının dalgalandığı Harşena Dağı ile Kral Kaya Mezarları ve Yeşilırmak Nehri'nin kıyısında inci gibi sıralan Yalıboyu Evleri kar manzarasıyla kışın da görülmeye değer olduklarını göz önüne serdi. Unesco Dünya Mirası Geçici Listesi`nde bulunan Harşene Dağı, surlarla çevrili yapısıyla Türkiye'nin en görkemli kaleleri arasında gösteriliyor. "Amasya kartpostal gibi" Ordu'dan gezmeye geldiği Amasya'yı nostaljik kartpostallara benzeten Sevil Akyol, "Amasya kartpostal gibi bir şehir. Çok etkilendik. Gezimizin sonunda kendimizin tarihi bir tablonun içinden çıkmış gibi hissettik" dedi. "Fotoğraf çekmeye doyamadık" Arkadaşlarıyla Sivas'tan gelen Büşra Navruz ise, "Amasya'ya ikinci gelişim yine kış mevsiminde oldu. Çünkü kar manzarası en güzel Amasya'da görülüyor. Su, evler, dağlar çok güzel. Fotoğraf çekmeye doyamadık" diye konuştu. Amasya 8 bin 500 yıllık tarihe sahip Kışın da yerli ve yabancı turistin ağırlayan açık hava müzesi görünümündeki Amasya'nın 8 bin 500 yıllık bir tarihe sahip olduğunu anlatan Amasya Yalıboyu Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Selçuk Başün de, tarih ve doğa meraklılarını şehre beklediklerini söyledi.

İstanbul Sabiha Gökçen, Mısır’a Yeni Turizm Hatları Açtı Haber

İstanbul Sabiha Gökçen, Mısır’a Yeni Turizm Hatları Açtı

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'ndan (ISG), Mısır'ın öne çıkan iki destinasyonu Luksor ve Marsa Alam şehirlerine uçuşlar başladı. Pegasus Hava Yolları, İskenderiye, Hurgada, Kahire ve Şarm El-Şeyh'in ardından Mısır'daki beşinci ve altıncı destinasyonları olan Luksor ve Marsa Alam'a haftada iki gün karşılıklı sefer düzenleyecek. İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, erişilebilir seyahati daha fazla noktaya ulaştırma hedefiyle uçuş ağını genişletmeyi sürdürüyor. 113 dış hat, 39 iç hat olmak üzere toplamda 53 ülkede 152 destinasyona uçuşun gerçekleştiği İstanbul Sabiha Gökçen, gerçekleştirdiği iş birlikleriyle ilgi çekici destinasyonları İstanbul'a doğrudan bağlayan stratejik bir ‘hub' olmaya devam ederken Luksor ve Marsa Alam bağlantılarıyla eğlence turizmi ağını da güçlendirmiş oldu. Yeni destinasyonlar olan Luksor ve Marsa Alam'ın açılmasıyla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı, Türkiye aktarmalı seyahatlerde önemli bir rol üstleniyor. Bu hatlar, Pegasus'un geniş uçuş ağı sayesinde özellikle Orta Doğu, Avrupa ve Kafkasya bölgelerinden Mısır'a doğru güçlü bir yolcu akışı sağlamayı amaçlarken, bu stratejik açılışla birlikte, Mısır operasyonlarına güçlü bir katkı sağlanması ve toplamda 10 bin ilave yolcu taşınması hedefleniyor. Bu hedef, ISG'nin küresel bağlantı kapasitesini daha da ileriye taşıdığının bir göstergesi olarak ortaya çıkıyor. Kültürün kalbi Luksor ve Kızıldeniz'in gizli cenneti Marsa Alam UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Karnak Tapınağı ve Krallar Vadisi'ne ev sahipliği yapan Luksor, Mısır'ın tarih ve kültür turizminin merkezi konumunda bulunuyor. "Dünyanın en büyük açık hava müzesi" olarak kabul edilen şehir, yıl boyunca yüksek ziyaretçi talebiyle dikkat çekiyor. Avrupa'dan kültür turizmine yönelik artan ilgi, Pegasus'un Luksor hattını stratejik açıdan önemli bir noktaya taşıyor. Öte yandan, Kızıldeniz'in eşsiz mercan resiflerine sahip Marsa Alam, sualtı dünyasının en özel dalış noktalarından Dolphin House ve Elphinstone Reef ile tanınıyor. "Mısır'ın Maldivleri" temasıyla tanınan ve özellikle Avrupa pazarında kış sezonunda popüler olan bu resort destinasyonu, Pegasus'un tatil turizmine yönelik uçuş ağını güçlendiriyor. Marsa Alam hattı, Hurgada ve Şarm El Şeyh'e alternatif olarak Pegasus'a premium bir tatil noktası kazandırıyor.

UNESCO kenti Safranbolu’ya ziyaretçi akını Haber

UNESCO kenti Safranbolu’ya ziyaretçi akını

Ramazan ayında sessiz günler geçiren UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki Karabük'ün Safranbolu ilçesi, bayram ile yerli ve yabancı turist akınına uğrarken esnafın da yüzünü güldürdü. "Osmanlı'nın parmak izi", "Açık hava müzesi", "En iyi korunan kent" ve "Korumanın başkenti" gibi ünvanlarla anılan Karabük'ün Safranbolu ilçesi Ramazan Bayramında yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu. 18. ve 19. yüzyıl ile 20. yüzyıl başlarında yapılan evleri ve Arnavut kaldırımlarıyla misafirlerine tarihte yolculuğa çıkaran Osmanlı kenti, Cinci Han ve hamam, Kent Tarihi Müzesi, Saat Kulesi, İzzet Mehmet Paşa ve Köprülü Mehmet Paşa camileri, Hıdırlık Tepesi, Cem Seyir Terası, İncekaya Su Kemeri ve kanyonu gibi yapılarıyla misafirlerine keyifli bir tatil sunuyor. Ramazan Bayramı yoğunluğu esnafın da yüzünü güldürdü. Nurhayat Yüksel adlı esnaf, Ramazan Bayramı'nın çok güzel geçtiğini belirterek, şu anda turizm alanında yoğunluğun en çok yaşandığı ilçelerden birinin Safranbolu olduğunu ifade etti. Ramazan ayının çok sessiz geçtiğini anlatan Yüksel, "Şu an ise her yer ana baba günü. Esnaf çok güzel nefes aldı. Böylece sezon açılmış oldu. İnşallah böyle de devam eder" dedi. Eşinin memleketi dolayısıyla Ramazan Bayramını Karabük'te geçiren Murat Özbek de sıklıkla ilçeye geldiğini aktararak, ilçedeki en yoğun günlerden birini gördüğünü söyledi. UNESCO tescilli çilingir ustası Hüseyin Özdemir, Ramazan ayında ilçede durgunluk yaşandığını dile getirerek, "Bayramla birlikte herkes bereketlenip rızıklanmış oldu" dedi.

Açık hava müzesi Zile'de turizm artış gösteriyor Haber

Açık hava müzesi Zile'de turizm artış gösteriyor

Zile Belediye Başkanı Şükrü Sargın Yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelen Zile ilçesinde turizmi geliştireceklerini belirtti. Zile’ye yönelik artan turist hareketliliği ile ilgili açıklama yapan Zile Belediye Başkanı Şükrü Sargın, turizmin ayak seslerinin Zile’de duyulmaya başladığını belirtti. Zile’nin turizm değerleri açısından büyük potansiyele sahip şehirlerden birisi olduğunu kaydeden Belediye Başkanı Şükrü Sargın, Zile’nin turizm değerlerini zenginleştirmeye ve gezginlerle buluşturmaya çalıştıklarını belirtti. "Veni Vidi Vici Kent Müzesi ile bir müze kent olma yönünde emin adımlarla ilerlemekteyiz” Bugüne kadar yeterince değerlendirilemeyen bu potansiyelin, alt ve üst yapı çalışmalarıyla değerlendirilmeye çalışıldığını ifade eden Belediye Başkanı Sargın, “Bir plan dâhilinde ve koruma-kullanma dengesi gözetilerek bu potansiyeli ekonomik değer oluşturan çıktılara dönüştürme hedefiyle çalışıyoruz. Zile’nin zengin tarihini, kültürel mirasını ve doğal güzelliklerini akılcı projelerle değerlendirilmeye çalışmaktayız. Bu bağlamda, uygulamaya aldığımız Veni Vidi Vici Zile Kent Müzesi projesi bunlardan birisidir. Zile, sahip olduğu kalesi ve arkeolojik kazılarını başlattığımız doğudaki tek Amfitiyatro ile büyük bir açık hava müzesidir. Bu açık hava müzesinin içinde oluşturduğumuz Veni Vidi Vici Kent Müzesi ile bir müze kent olma yönünde emin adımlarla ilerlemekteyiz” dedi.

9 bin yıllık Yumuktepe Höyüğü, açık hava müzesine dönüyor Haber

9 bin yıllık Yumuktepe Höyüğü, açık hava müzesine dönüyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından çevre düzenlenmesi yapılan höyüğün, çalışmalar bittiğinde turizme açılacağı kaydedildi. M.Ö. 7 binli yıllarda Neolitik Çağda yerleşim yeri olan Mersin’in merkez Toroslar ilçesindeki Yumuktepe Höyüğü’nde, yeni bir aşamaya geçildi. Höyükte ilk kazılar 1937 yılında İngiliz arkeolog John Garstang tarafından başlanılırken, bugüne kadar yapılan çalışmalarda höyüğün 33 yerleşim katına sahip olduğu tespit edildi. Son olarak Prof. Dr. Giulio Palumbi başkanlığında yapılan kazılarda, neolitik ve kalkolitik dönemlerle ilgili çalışmalar yürütülmüştü. 2021 yılında höyüğün açık hava müzesi olmasıyla ilgili kurul kararı çıkarken, pandemi dolayısıyla çalışmalar bir süre yürütülemedi. Daha sonra müzeyle ilgili Mersin Büyükşehir Belediyesi çevre düzenlemesine başladı. Devam eden çalışmaların bittiğinde halkın gezmesi için bölgenin ziyarete açılacağı belirtildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer de yapılan çalışmaları yerinde inceleyerek, yetkililerden bilgi aldı. "Burası bir arkeoköy oluyor" İncelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Başkan Vahap Seçer, 9 bin yıllık bir tarih üzerinde çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Yumuktepe Höyüğü’nün Mersin’in göbeğinde yer aldığını söyleyen Seçer, "Burada 9 bin yıllık tarihi, medeniyetleri görme ve tanıma fırsatı buluyoruz. Arkeolojik çalışmalarda 33 katman tespit edilmiş. 1937 yılından beri bu bölgede çalışmalar devam ediyor. Mersin hinterlanttı hem medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir bölge hem de insanlık tarihinin birikiminin yoğun olduğu bir bölge. Bulunduğumuz bu alan Orta Doğu, Suriye, Mezopotamya topraklarının birbiriyle hem denizden hem de karadan irtibatının kurulduğu yer. Burası arzu edilen durumda değil. Mersin Büyükşehir Belediyesine ait bir alan ancak birinci derece sit alanı Kültür ve Turizm Bakanlığı uhdesinde. Gerekli çalışmalar yapıldı. Uzunca süre burada güzel çalışmalar yapıldı. Burası bir arkeoköy oluyor. Mersin’e kazandırılabilecek çok değerli bir çalışma yapılıyor" dedi. "Bittiği zaman halka açık, çok güzel bir alan olacak" Şu anda çevre düzenlemesi yaptıklarını kaydeden Seçer, "Çünkü burada arkeolojik çalışmalar yapılıyor ama çok zor koşullarda yapılıyor. Her açıdan sorunlu bir yer. Güvenliği olmayan bir yer. Yan tarafta bir huğ evimiz yapılıyor. Yani çamurdan, samandan yapılan eski uygarlıklar döneminde bir yaşam alanı olarak kullanılan bir ev yapıyoruz. Bittiği zaman halka açık, çok güzel bir alan olacak. Son derece ziyaret mümkün olacak ve burada tarihi çocuklarımıza anlatma fırsatı da bulacağız. Bura üzerinden değerlendirmeler, geriye dönük tespitler yapma imkanımız olacak. Bu bölgede her nokta tarih. Yeter ki bunun değerinin, kıymetinin farkında olan toplumlar yaşasın. Biz de elbette bu konuda çok yeterli olduğumuzu söyleyemem ama önemli de mesafeler alındı. Biz de belediye olarak bu bilinçle, bu anlayışla yönetimimiz. Tarihi değerlerimizi koruyalım istiyoruz. Onları gün yüzüne çıkaralım. Onu insanlığın hizmetine sunalım istiyoruz. Bu çalışmaları da sürdüreceğiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Çevre düzenlemesinde birçok şey yaptıklarını dile getiren Seçer, "Öncelikle bu höyüğün sınırları oluşturan duvarlarında büyük tahribatlar olduğu için bir güvenlik sorunu vardı. Bu duvarları öncelikle yeniden yapıyoruz. Ziyaretçilerin girişini mümkün kılacak alanlar yapılıyor. Bu bölgeler gördüğümüz gibi höyüğün üzerindeyiz ve kot farkı yüksek. Vatandaşlarımızın rahatça buraya çıkması için merdivenleri yeniliyoruz. Daha sonra arkeolojik çalışma yapılan alanın üstün kapatılacak. Burada bulguların sergilenmesine yönelik alanlar yapılacak. Bunu da çok kısa bir süre içerisinde vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.