Hava Durumu

#Abdullah Atakan Atasoy

TOURISMJOURNAL - Abdullah Atakan Atasoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abdullah Atakan Atasoy haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Urfa’nın gastronomi adaylığı İstanbul’dan dünyaya duyuruldu Haber

Urfa’nın gastronomi adaylığı İstanbul’dan dünyaya duyuruldu

Bu prestijli adaylık, Tersane İstanbul’da gerçekleştirilen özel bir lansmanla duyuruldu. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın ev sahipliğinde gerçekleşen geceye, İstanbul Valisi Davut Gül, Bayrampaşa Kaymakamı Abdullah Çiftçi, Beyoğlu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, Cumhurbaşkanlığı Tarım Gıda Politikaları Kurulu Üyesi İş İnsanı Ramazan Bingöl, gastronomi dünyasının önde gelen isimleri, iş dünyasından temsilciler, kanaat önderleri, ünlü şefler ve basın mensupları katıldı. Lansman gecesi, Şanlıurfa’nın UNESCO Müzik Şehri kimliğini yansıtan Vox Humanis konseriyle başladı. Şanlıurfa’dan yükselen çağdaş bir çok sesli koro olan Vox Humanis; Anadolu’nun çok kültürlü müzik hafızasını Batı koro geleneğiyle buluşturan repertuvarıyla, bölgesel mirası evrensel bir sahne diliyle yorumlayan güçlü bir sanat odağı olarak geceye damga vurdu. Şanlıurfa’nın adaylığı, yalnızca bir şehir tanıtımı değil, insanlık tarihinin en erken yerleşimlerinden biri olan bu coğrafyanın, sofra kültürü üzerinden yeniden anlatılması anlamına geliyor. IGCAT (International Institute of Gastronomy, Culture, ArtsandTourism) tarafından yürütülen süreçte şehirler yalnızca mutfak zenginliğiyle değil, kültürel mirasın korunması, yerel üretimin sürdürülebilirliği ve gastronominin bir kalkınma modeli olarak ele alınması gibi çok katmanlı kriterler üzerinden inceleniyor. Adaylık Süreci ve Paydaşlar Unutulmaya yüz tutmuş Urfa yemeklerini yeniden gün yüzüne çıkarmak, geleneksel tarifleri kayıt altına almak ve ata tohumlarını koruyarak yerel üreticiyi güçlendirmek adına başlatılan bu sürecin ilk etabında, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile IGCAT arasında ön görüşmeler gerçekleştirildi. Ardından, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından Şanlıurfa'yı temsil etmek üzere, Harran Üniversitesi, Haliliye Belediyesi, Eyyübiye Belediyesi, Karaköprü Belediyesi, GAP İdaresi, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası,SlowFood Türkiye Network ve Bureau Gastronomica’nın dahil olduğu güçlü bir paydaşlık komisyonu oluşturuldu. Hazırlanan başvuru dosyası, Barcelona'da düzenlenen IGCAT Danışma Kurulu Toplantısı'nda değerlendirildi ve Şanlıurfa, Türkiye'den bu ünvan için resmî aday ilan edilen ilk şehir oldu. “Sadece Bir Adaylık Değil” Lansmanda konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, bu buluşmanın yalnızca bir lansman değil, insanlık tarihinin en kadim sofralarından birinin etrafında gerçekleşen anlamlı bir buluşma olduğunu vurguladı. Şanlıurfa’nın tarihsel derinliğine dikkat çeken Gülpınar, şehrin kuruluş tarihinin bilimsel olarak kesin şekilde belirlenemeyen en eski yerleşimlerden biri olduğunu ifade ederek, her yeni arkeolojik bulgunun bu geçmişi daha da geriye taşıdığını belirtti. Yaklaşık 12 bin yıl önce bu topraklarda yaşanan büyük dönüşümün insanlık tarihini değiştirdiğini vurgulayan Gülpınar, buğdayın ilk kez ehlileştirilmesinin yalnızca bir tarımsal gelişme değil, aynı zamanda medeniyetin başlangıcı olduğunu söyledi. Göbeklitepe ve Karahantepe gibi alanların yalnızca geçmişi değil, bugünün sofra kültürünü de anlamlandırdığını ifade eden Gülpınar, Şanlıurfa’da gastronominin bir lezzet meselesinden çok bir hafıza meselesi olduğunu dile getirdi. Şanlıurfa mutfağının gücünün yalnızca çeşitliliğinden değil; toprakla, üretimle ve paylaşım kültürüyle kurduğu bağdan geldiğini de belirten Gülpınar, “Halil İbrahim Sofrası” geleneğinin bu şehrin yalnızca yemek değil, bir gönül kültürü ürettiğinin göstergesi olduğunu ifade etti. Şehrin yalnızca gastronomiyle değil, müzik kültürüyle de güçlü bir mirasa sahip olduğunu vurgulayan Gülpınar, Şanlıurfa’nın UNESCO Müzik Şehri unvanının bu çok katmanlı kültürel birikimin önemli bir yansıması olduğunu söyledi. Gastronomi Bir Kalkınma Modeli Şanlıurfa’nın bu süreci yalnızca bir unvan hedefi olarak değil, bütüncül bir kalkınma yaklaşımı olarak ele aldığını belirten Gülpınar; ata tohumlarının korunması, yerel üreticinin desteklenmesi ve geleneksel bilgi birikiminin geleceğe taşınması yönünde kapsamlı bir vizyon ortaya koyduklarını ifade etti. Gastronominin yalnızca tüketim değil, üretimden sofraya uzanan bir değer zinciri olarak ele alınacağını vurgulayan Gülpınar, turizmin yerel yaşamı dönüştüren değil, onunla birlikte büyüyen bir modelle ilerlemesi gerektiğini belirtti. “Türkiye’de Her Şey Var…” Türkiye’nin gastronomi potansiyeline de değinen Gülpınar, şu ifadeleri kullandı:“Türkiye’de her şey var. Ürün var, kültür var, hikâye var… Ama bu hikâyeyi dünyaya anlatacak güçlü bir modele ihtiyacımız var. Biz bu süreci, tam da bu ihtiyaca cevap verecek bir yolculuk olarak görüyoruz.” Şanlıurfa: Geçmişin Hafızası, Geleceğin Mutfağı IGCAT tarafından alınan adaylık kararının resmi olarak iletildiğini belirten Gülpınar, sürecin tüm paydaşlarla birlikte titizlikle yürütüleceğini ve Şanlıurfa’nın 2029 yılında bu unvanı kazanması için kararlılıkla çalışacaklarını da ifade etti. “12 bin yıllık yaşayan bir anlatım” Bu özel gecede video ile mesajını ileten IGCAT Başkanı Diane Dodd yaptığı konuşmada, Şanlıurfa'yı bu kadar eşsiz kılan enerjiyi, lezzetleri ve hikayeleri deneyimlemeyi çok istemesine rağmen İstanbul’a gelemediğini ifade etti ve “Bugün sadece bir kutlama değil. Vizyonun bir takdiridir. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar'ın liderliği ve birçok özverili paydaşın ortak çabası sayesinde Şanlıurfa, olağanüstü mirasını dünyayla paylaşmak için öne çıktı. Bu muhteşem bir hikaye. Gastronominin bir trend değil, 12 bin yıllık yaşayan bir anlatı olduğu bir yer. Taş Tepeler'den alınan ilham, bu toprakların medeniyetin beşiklerinden biri olduğunu, yiyecek, kültür ve topluluğun zaten derinlemesine iç içe geçtiğini hatırlatıyor. Ve bu bugün de devam ediyor’ dedi. “Bu sadece bir unvan değil, bir yolculuk” Dodd, UNESCO Müzik Şehri olarak Şanlıurfa’nın çok güçlü bir şeyi somutlaştırdığını da söyledi ve “müzik ile gastronomi arasında ayrılmaz bir bağ var. Sıra gecelerinde sadece geleneği değil, hem yerlilere, hem de ziyaretçilere hitap eden canlı, nefes alan bir kültürel deneyimi görüyoruz. Dünya Gastronomi Bölgesi Ödülü tam olarak bunu temsil ediyor. Bu sadece bir unvan değil, bir yolculuk. Bölgelerin yerel ekonomilerini güçlendirmelerine, üreticileri desteklemelerine, biyoçeşitliliği korumalarına ve yemek kültürleriyle gurur duymalarına yardımcı olan bir yolculuk. Uluslararası görünürlük yaratıyor. Ancak daha da önemlisi, yerel kimliği ve direnci güçlendiriyor. Şanlıurfa için, Türkiye'den aday gösterilen ilk bölge olmak zaten tarihi bir adım. Güveni gösteriyor. Hırsı gösteriyor. Ve bu, dünyaya net bir mesaj gönderiyor: Bu bölge, kültürü, mirası ve insanlarıyla liderlik etmeye hazır. Bu adaylık önemli çünkü sadece tanınmakla ilgili değil, gelecekle ilgili. Genç nesillerin geleneklerinin değerini gördüğü bir gelecek. Yerel ürünlerin hak ettikleri takdiri kazandığı bir gelecek. Ve gastronominin geçmiş ile gelecek, yerel ile küresel arasında bir köprü haline geldiği bir gelecek. Şanlıurfa'yı çok yakında ziyaret etmeyi, bu zenginliği bizzat deneyimlemeyi ve bu yolculuğa birlikte devam etmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum. Bu önemli dönüm noktası için hepinizi tebrik ederim” diyerek sözlerini noktaladı. “Şanlıurfa’nını değerleri yerelden ulusala aktarılacak” Geceyi katılan İstanbul Valisi Davut Gül de yaptığı konuşmada; “Yaklaşık 5 yıl Gaziantep’te görev yaptım. Bu süre içerisinde Şanlıurfa’nın değerlerini, potansiyelini daha yakından tanıma fırsatı yakaladım. Bugün yapılan iş geç kalınmış, ama Şanlıurfa’mıza yakışır, mutlaka da olması gereken bir etkinlik. Dünyanın en eski kültürlerine sahip olan bir coğrafyada ata tohumundan başlayarak, verimli topraklarda, yüzyıllardır bu verimli ürünleri yetiştiren ve aynı şekilde bu ürünleri geleneksel pişirme teknikleriyle bugünlere getiren, dünyanın her tarafında yeme içmenin tek tipleştiği, giyimin tek tipleştiği, kültürün tek tipleştiği bir dönemde, atmosferde yerliliği muhafaza ederek bugünlere kadar gelen, adeta altın kıymetinde bir nimetimiz var. Eksik olan, Şanlıurfalıların da bildiği, Şanlıurfa’ya gelenlerin, Şanlıufra dostalarının bildiği, bu güzel lezzetleri bütün dünyaya tanıtmak. Burada Büyükşehir Başkanı’nın öncülüğünde, ekibiyle, basınıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla, paylaşlarıyla Şanlıurfamız görücüye çıktı. İnanıyorum ki Şanlıurfa’nın lezzetleri, musikisi tanındığında, değerleri yerelden ulusala aktarılmış olacak” diyerek, emeği geçen herkese teşekkür etti. Sofranın Hikayesi Cumhurbaşkanlığı Tarım Gıda Politikaları Kurulu Üyesi, İş İnsanı Ramazan Bingöl’ün konuşmasının ardından, Şanlıurfa kökenli Şef Gökhan Çilak tarafından, Göbeklitepe’nin de içinde bulunduğu Taş Tepeler arkeolojik kazılarından elde edilen bulguların ilhamıyla kurgulanan, Tersane İstanbul Executive Şefi Efe Anıl Çetin ve mutfak ekibinin katkılarıyla hazırlanan özel menünün sunumuna geçildi. “Toprağın Armağanı”, “Paylaşımın Mutfağı” ve “Geleceğin Yorumu” başlıkları altında şekillenen bu çok katmanlı sofra, Şanlıurfa’nın kadim gastronomi mirasını günümüz yorumuyla bir araya getirerek, insanlığın ilk yemek pratiklerinden bugüne uzanan bir hikâyeyi davetlilere deneyimsel bir anlatıyla sundu. Gökhan şef menüyü tasarlarken, sadece günümüzün yöresel mutfağını yansıtmayı düşünmediğini söyledi. Asıl amacının, Göbeklitepe ve Taş Tepeler’de karşımıza çıkan insanlık tarihinin o en erken yerleşim ve ortak yaşam izlerini, binlerce yıldır bu topraklarda var olan tahıl, baklagil, yabani ot ve ateş kültürüyle birleştirerek profesyonel mutfak diliyle yeniden yorumladığını ifade etti. “Topla, Öğüt, Közle, Paylaş’ “Bu akşam kurduğumuz sofra bir yemek akışından ibaret değil. Şanlıurfa’nın binlerce yıllık gıda hafızasını ve bugün hala capcanlı olan mutfak bilgisini bir araya getiren bir anlatı” diyen Gürkan Şef, menünün her parçasında bambaşka bir hikaye olduğunun altını çizdi ve her tabağın hikayesini şöyle anlattı. “Menünün bir parçası olan her tabak aslında, bu uzun hikayenin farklı bir aşamasını ve katmanını anlatıyor. Yabanın bahşettiklerini anlamak için “Toplamak”. Göbeklitepe’deki o binlerce öğütme taşının emeği ve zamanı temsil eden sesine kulak vermek için “Öğütmek.” Ateşin Şanlıurfa mutfağındaki dönüştürücü gücüyle Şanlıurfa bozkırının yeraltı hazinesi olan keme mantarını “Közlemek.” Ve elbette Şanlıurfa’nın en büyük değerlerinden olan topluluk duygusuyla, yemeğin aslında birlikte yenmek için var olduğunu hatırlayarak sevdiklerimizle “Paylaşmak.”.

61. Türkiye Bisiklet Turu rotası ve takımları tanıtıldı Haber

61. Türkiye Bisiklet Turu rotası ve takımları tanıtıldı

Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) takviminde yol bisikleti yarışlarında ProSeries kategorisinin en prestijli yarışlarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, Türkiye’nin en büyük spor organizasyonlarından biri olarak; yüzlerce araçtan oluşan dev konvoyu, küresel yayın gücü ve uluslararası etkisiyle bir kez daha Türkiye’yi canlı yayınlarla dünya sahnesine taşırken geleceğin bisikletçilerine ilham verecek. "Gelenekten Geleceğe" temasıyla duyurulan TUR 2026, 60 yılı aşan mirasını geleceğe taşıyarak Türkiye’nin doğasını, tarihini, kültürünü ve yaşam biçimini dünyaya anlatan güçlü bir uluslararası vitrin olacak. Bu yıl yarış, Çeşme’den başlayarak Türkiye’nin farklı coğrafyalarını kat edecek ve 1969-1979 yılları arasında beş kez TUR’a ev sahipliği yapmış olan Ankara’da tamamlanacak. Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu ev sahipliğinde düzenlenen 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun basın toplantısı; Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürü Hasan Yıldırım, İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, Beyoğlu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı ve T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay ile birlikte sponsor markaların temsilcileri, çok sayıda medya mensubu ve bisiklet ailesinin katılımıyla gerçekleşti. Emin Müftüoğlu: "Bisiklet nerede, Spor Bakanlığımız ve Bisiklet Federasyonu orada" Toplantının açılış konuşmasını yapan Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, "Türk bisikleti bundan 25 yıl önce, 20 yıl önce ülkedeki yol bisikleti satış sayısıyla bugünkü satış sayısını ortaya koyduğumuz zaman hepsi ortaya çıkıyor. Yani inanılmaz artık halk bisiklete biniyor. Ve bunu Bisiklet Federasyonu olarak hem halkımızın bindiği, hem gençlerimizin bindiği hem de profesyonellerin yarışabildiği hemen hemen her hafta ülkemizde organizasyon yapıyoruz. Son dönemde bağımlılıkla ilgili Yeşilay'la birlikte ülke genelinde gençleri bağımlılıktan kurtarmak için, farkındalık oluşturmak için özel bisiklet turları da gerçekleştiriyoruz. Yani bisiklet nerede, Spor Bakanlığımız ve Bisiklet Federasyonu orada. Geçtiğimiz yıldan sonra burada bugün Dünya Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi olarak da başka bir görevle bulunuyorum. Yıllar önce büyük bir hayalimdi ve geldiğim zaman da bir hayalimdi. Yönetim kurulu üyelerimize, Spor Bakanlığımıza ve genel müdürlerimize, bakanımıza, bakan yardımcımıza, Dünya Federasyonu seçiminde bize verdikleri destek için teşekkür etmek istiyorum. Artık 4 yıl Dünya Federasyonu'nda görev yapacağız. Bu Türk bisikleti için önemli" dedi. "Bu tur ülkemizin tanıtımı anlamında çok önemli" Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Türkiye’nin tanıtımı için çok önemli olduğunun altını çizen Müftüoğlu, "Bu tur ülkemizin tanıtım anlamında da çok önemli, sportif anlamda da çok önemli, spor turizminde de çok önemli. Ve ben bir turizmci olarak ne kadar katkısı olduğunu biliyorum. Ama gençlerin ekranlarda görüp 'Ben bisikletçi olacağım' deyip, 'Gelenekten geleceğe' mottosu buradan çıkıyor ve yeni yeni gençler burada bu tur sayesinde bisikletçi oluyor. Bu yıl çok önemli bir organizasyon yaptık. Tarihin ilk veledromunda Avrupa Şampiyonası yaptık. Geldiğimiz zaman ilk 32 yıl sonra 2008'de olimpiyata götürmüştük ve 2012'de 40 yıl sonra yol bisikletinde olimpiyata gitmiştik. İnşallah şimdi pist bisikletini hedef koyduk. Yani ne yapılması gerekiyorsa, bisikletin tabana yayılmasıyla ilgili her şeyi yapıyoruz. Bunları yaparken Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu bunların en önemli bir ayağı ve bizi tanıtan yüzü. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etmek istiyorum. Çünkü veledromun yapılmasıyla Avrupa Şampiyonası yaptık ve Avrupa Şampiyonası'nda dereceler elde etmeye başladık. Son iki yıldır iki madalya geldi. Artık daha çok madalya getirip ve pist bisikletinde dünyada var olduğumuzu göstermek istiyoruz. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu ile ilgili valiliklerimiz, belediyelerimiz, kaymakamlıklarımız, İçişleri Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız, Turizm Bakanlığımız hepsine ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Sponsorlarımıza teşekkür etmek istiyorum" şeklinde konuştu. Hasan Yıldırım: "TUR ile ülkemizin küresel temsili güç kazanacaktır" Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 60 yılı aşkın köklü bir mirası olduğunu belirten Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürü Hasan Yıldırım, "1963 yılında Marmara Turu adıyla filizlenen ve aradan geçen 60 yılı aşkın sürede kıtaları birleştiren devasa bir organizasyona dönüşen bu köklü mirasın 61. yılında; 'Gelenekten Geleceğe' mottosuyla yeni bir döneme kapı aralamasının heyecanını hep birlikte yaşıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın sporun birleştirici ruhuna inanan ve Türkiye'nin dünya sporu içerisinde öncü konumda olması yönündeki vizyonları doğrultusunda gerçekleştirilen bu büyük organizasyon; sadece bir spor müsabakası değil, kıtaları birleştiren ve Türkiye'nin gücünü, kültürel derinliğini ve organizasyon kabiliyetini dünya sahnesine taşıyan en önemli marka değerlerimizden biri haline gelmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yüksek himayelerinde bu yıl 61. kez pedalların döneceği Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, Ege'nin incisi Çeşme'den başlayıp Anadolu'nun kalbinde, başkentimiz Ankara'da son bulacaktır. Anadolu'nun kadim yollarının aşılacağı bu eşsiz rota boyunca Türkiye'nin kültürel ve coğrafi zenginliği, kıtalar arası bir yayın ağıyla milyonlara ulaşacak ve ülkemizin küresel temsili güç kazanacaktır. Dünya bisiklet takviminin bu prestijli organizasyonunun kusursuz bir şekilde hayata geçirilmesi büyük bir iş birliğinin sonucudur. 26 Nisan - 3 Mayıs 2026 tarihleri arasında 8 etap olarak düzenlenecek olan 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nun sporun birleştirici gücüyle ülkemize ve dünya spor camiasına hayırlı olmasını temenni ediyor, her birinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum" diye konuştu. Veli Ozan Çakır: "Dünyanın en iyi kulüplerini, sporcularını bu tur ağırlıyor" TUR’un önemine dikkat çeken Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı ve T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Veli Ozan Çakır ise, "Her fırsatta söylediğim gibi sporda gelenek çok önemlidir. Bu organizasyonun da 61. kez yapılıyor olması Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nu ayrıca önemli ve anlamlı kılmakta. Bizler de bu önemli ve anlamlı organizasyonun her yıl daha da iyiye gitmesi, daha da güçlenmesi, dünyadaki etkisinin daha da artması adına elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Ben biraz da işin sportif boyutuna değinmek istiyorum. 23 takım yarışacak; bu takımların arasında dünya klasmanından takımlar var, Pro klasmanından takımlar var, kıta klasmanından takımlar var. Dünyanın en iyi kulüplerini, sporcularını bu tur ağırlıyor. Bu açıdan baktığımızda burada mücadele edecek sporcularımıza ve kulüplerimize de eşsiz bir tecrübe ve ilham kaynağı olduğunu gözlemliyoruz bu etkinliğin. Bu vesileyle turda yarışacak dört güzide kulübümüze de ayrıca başarılar diliyorum. Her yıl bu turdaki dereceleriyle, özverileriyle, mücadeleleriyle ve centilmenlikleriyle göğsümüzü kabartıyorlar. Bu yıl da aynısının olacağından şüphemiz yok. Bu yarışları seyrederken bu takip eden, parkur üzerinde ve ekranlardan takip eden insanların yorumlarına da biz şahit oluyoruz ve gerçekten halkımızda çok ciddi anlamda bir bisiklet müsabakası seyretme, takip etme kültürünün de oluştuğunu, yıldan yıla da geliştiğini memnuniyetle gözlemliyoruz. Sporun içinden gelen, sporu seven ve bizleri destekleyen bir Cumhurbaşkanımız var, Bakanımız da bizim önümüzü bu konuda çok açıyor. Yol bisikleti elbette popülerlik anlamında, görünürlük anlamında, spor turizmi anlamında çok geniş etkilere sahip ama yolla beraber biliyorsunuz dağ bisikleti, BMX, veledromda yapılan pist müsabakaları olsun; hem 2024 Paris’te 22 madalya seti vardı, aynı şekilde Los Angeles’ta da 22 madalya seti olacak. Yani 22 altın, 22 gümüş, 22 bronz madalya dağıtılacak. 257 kadın, 257 erkek, 514 bisikletçi Los Angeles’ta yarışmak için ter dökecek. Bizim de ilk amacımız, Başkanımızla beraber bize düşen görev ve sorumluluk tüm bu imkanları en iyi şekilde koordine etmek ve Türk bisikletinin olimpik görünürlüğünü arttırmak, katılımımızı arttırmak ve 2032 Brisbane Olimpiyatları itibarıyla da artık Türk bisikletinin kürsüye oynadığı, madalya için yarıştığı günleri müjdelemek. Ve inşallah buna inanıyoruz; Türk spor ailesi olarak, olimpiyat ailesi olarak yürekten inanıyoruz. İstanbul’da düzenleneceği umut ettiğimiz, hayal ettiğimiz 2036 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nda da elbette Türk bisikletini zirvede görmek istiyoruz. Bu amaçla çalışmalarımızı yürüteceğiz, bu anlamda da çok yol alındı" ifadelerini kullandı. Ünal Kılıçarslan: "Ülkemizin tanıtımı için bisikletin çok önemli olduğunu düşünüyorum" Organizasyonda emeği geçenlere teşekkür eden İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan da, "Ülkemizin en önemli ve prestijli turlarından biri olan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu'nun 61. ayağının hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. 58 ve 59. ayaklarında 2023 ve 2024 yılındaki organizasyonda almış olduğumuz koordinasyona dair kararlar çerçevesinde kazasız belasız sonuçlanmıştı. Umarım bu organizasyonun da aynı şekilde geçmesini temenni ediyorum. Ülkemizin tanıtılmasının yanında bisiklet, bisiklet sporu ve turizmde bir farklı unsur olması açısından bisikletin çok önemli olduğunu düşünüyorum" cümlelerine yer verdi. Çeşme'den, Ankara'ya 1.133,5 kilometrelik yolculuk Toplam 1.133,5 kilometrelik parkur, 8 etap boyunca Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerini birbirine bağlayacak. Yarış; 5 şehir, 20’nin üzerinde ilçe ve 60'a yakın köy, kasaba ve yerleşimden geçerek Türkiye'nin yerel yaşamını, üretim kültürünü ve coğrafi çeşitliliğini dünya ile buluştururken bisiklet heyecanını ve tutkusunu geleceğe taşıyacak. 26 Nisan'da İzmir Çeşme'den başlayacak yarış, Aydın, Muğla, Antalya'dan geçerek finalde Ankara’da tamamlanacak. Yarışın son etabı; Beştepe, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Anıtkabir aksında koşulacak. Etap programı şöyle: 1. Etap (26 Nisan): Çeşme - Selçuk (153,1 km) 2. Etap (27 Nisan): Aydın - Marmaris (152,8 km) 3. Etap (28 Nisan): Marmaris - Kıran (132,7 km) 4. Etap (29 Nisan): Marmaris - Fethiye (130,4 km) 5. Etap (30 Nisan): Patara Antik Kenti - Kemer (181,2 km) 6. Etap (1 Mayıs): Antalya - Feslikan Yaylası (128,1 km) (Zirve Finiş -Kraliçe Etap) 7. Etap (2 Mayıs): Antalya - Antalya (150 km) 8. Etap (3 Mayıs): Ankara - Ankara (105,2 km) (Final) Uluslararası peloton 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda 23 takım ve 27 farklı ülkeden 161 sporcu mücadele edecek. ABD, Belçika, Çekya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya, Kazakistan, Kolombiya, Macaristan ve Türkiye’den katılan 23 takım, organizasyonun uluslararası karakterini güçlendirirken Avrupa merkezli güçlü peloton yapısı; Amerika ve Güney Amerika’dan katılan ekiplerle küresel bir çeşitlilik kazanıyor. TUR 2026, farklı bisiklet kültürlerini aynı yarışta buluşturarak sportif rekabeti üst seviyeye taşıyacak. TUR 2026’da 3 WorldTeam, 14 ProTeam, 6 Continental Team kategorisinde toplam 23 UCI Takımı mücadele edecek. TUR 2026’da mücadele edecek takımlar arasında Türkiye’yi temsil eden 4 kıta takımı yer alıyor. 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Takım Listesi: UCI WorldTeam kategorisi: XDS Astana Team (Kazakistan), Alpecin-Deceuninck (Belçika), Team Picnic PostNL (Hollanda) UCI ProTeam kategorisi: TotalEnergies (Fransa), Cofidis (Fransa), Unibet Tietema Rockets (Fransa), Caja Rural-Seguros RGA (İspanya), Burgos-BH (İspanya), Equipo Kern Pharma (İspanya), Euskaltel-Euskadi (İspanya), Bardiani CSF-Faizan (İtalya), Team Polti VisitMalta (İtalya), Solution Tech Nippo (İtalya), Team Novo Nordisk (ABD), Modern Adventure Pro Cycling (ABD), Team Flanders-Baloise (Belçika), MBH Bank Ballan CSB (Macaristan) UCI Continental Team kategorisi: Spor Toto Cycling Team (Türkiye), Konya Büyükşehir Belediye Spor (Türkiye), İstanbul Team (Türkiye), Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü (Türkiye), ATT Investments (Çekya), Team Medellin-EPM (Kolombiya)

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.