
Turizmi 12 aya yayma çalışmaları meyvelerini veriyor. Bacasız sanayi geçen yılı 64 milyon ziyaretçi, 65,2 milyar dolar gelirle yılı kapattı. Kişi başı gecelik yabancı turistin ortalama harcaması da 2024’te 108,4 dolar seviyesinden 2025’te 114 dolara çıktı. Son yıllarda turizmi çeşitlendirmeye yönelik adımların etkisiyle, deniz, kum, güneş, golf ve balon turizminin yanı sıra, birçok tesiste artık wellbeing (iyi hissetme) ve wellnese (sağlıklı yaşam) yatırımları ön planda.
Oksijen terapilerinden buhar ve tuz odalarına, gastronomiden termale kadar hem deneyim, hem de sağlıklı yaşam odaklı turizm yabancı turisti cezbediyor. Bu durum gelirlere de yansıyor. ABD’li CoStar verilerine göre, dünyada ileri sağlık uygulamaları sunan ultra lüks otellerin oda başına geliri (RevPAR) 2025’te yüzde 10,6 artarak, otel sektöründeki büyümenin üç katını aştı. Ortalama gecelik fiyatı da yüzde 8’i aşarak 1.245 dolarla en yüksek seviyesine ulaştı. Avrupa’da ultra lüks oteller wellness yatırımını genişletiyor
Yeni akımdan ilham alan uluslararası bazı ultra lüks oteller de fiyat artışlarını desteklemek için hiperbarik oksijen terapisi, kuru flotasyon yatakları ve titreşimli ses yatakları hizmetiyle wellnes yatırımlarını genişletiyor. Avrupa’nın gözde şehirlerinden Paris’te, Milan’da, Londra’da bazı ultra lüks otellerde cilt terapisi, magnezyum havuzu, elektromanyetik alan terapisi ve kırmızı ışık saunası gibi uygulamalar sunulurken, gecelik fiyatları da 1.400 eurodan başlayıp, 17 bin 500 euroya kadar çıkıyor. Türkiye’de ise ortalama gecele süresi 2 gün artarken, kişi başı günlük harcama da 120 dolara ulaşıyor. Bu yıl turizmde 68 milyar dolar gelir beklenirken, sektör temsilcileri özellikle Orta Asya ve Doğu Avrupa’dan gelen yeni pazarların 2026’da daha belirgin pay almasını bekleniyor. Turizm sektöründeki son gelişmelere sektör temsilcileri DÜNYA’ya değerlendirdi. “Hem ekstra satış, hem geliri artırıyor”
Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, Türkiye’nin sağlık turizminde iyi bir durumda bulunduğunu ve iyi bir termal ülkesi olduğunu söyledi. Turizmi çeşitlendirmede uzun bir uğraş olduğuna vurgu yapan Kavaloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Wellness turizm, ciddi bir yer tutuyor. O nedenle son dönemde hem termal, hem wellness oteller açılıyor. Özellikle Afyon, Yalova’da. Sapanca’da da var.
Termalle de birlikte düşünmek lazım. Otellerin de İstanbul ve Antalya dahil wellnes centerları var. Tatil için gelenler, otellerin bu imkanından da faydalanıyor. Böylelikle hem oteller ekstra satış yapabiliyor, hem de gelirler artıyor. Aile terapileri öne çıkıyor. Kışın, Antalya’da doluluk yaşıyoruz, özellikle dış havuzlarda... Tüm bunların birlikte olduğu turizmde çeşitlilik gelişiyor. Bu da Avrupa, Rusya ve BDT ülkelerinden daha çok turist çekiyor. İnsanlar deneyim yaşadıkları tatilleri tercih ediyorlar. Gastronomi de bununla birlikte hareket ediyor. Turizmin çeşitlendirilmesinde pozitif etkisi var.” Erciyes’te kayakla, termal birleşirse konaklama uzar
İç Anadolu’da kültür turizminin önemli çekim merkezlerinden Kapadokya’nın ağırlıklı Çin, Hindistan ve Latin ülkelinden turist çektiğini söyleyen Ulusal İktisadi Düşünce Kuruluşu (ULİKAD) Başkanı Ömer Niziplioğlu, bölge potansiyelinin çok büyük olduğunu belirterek, “Senelik yüzde 20-25 arasında artışı var, bunun katlanarak artacağını tahmin ediyoruz” dedi.
Kapadokya’da ortalama kalış süresinin 1’den 1.8 güne çıktığına işaret eden Niziplioğlu, bu süreyi artırmak için çalışmalar yapıldığını, ancak harcama miktarının da istenilen seviyede olmadığına işaret ederek, “Çünkü turistin harcama yapacağı alan çok kısıtlı. Kaliteli yeme-içme eğlenme ve alış veriş mekanlarına ihtiyaç var. Ayrıca, termal bölgesi olması özelliğinden de yararlanamıyoruz, bu Erciyes Dağının kayağı ile birleştirilirse konaklama süresi daha da artabilir. Konferans için de çok uygun bir bölge, kalış süresini artırmak için çeşitlendirmeyiz. Birkaç yıl içinde 10 milyon ziyaretçiye ulaşmak sürpriz olmaz. Çünkü dünyada deniz turizmi için bir çok nokta varken, doğa, tarih ve inanç çok kısıtlı. İleriye dönük potansiyeli yüksek” değerlendirmesi yaptı. “Turist artık deneyime yatırım yapıyor”
Turizmci Nihat Tümkaya, yabancı turistin uğrak noktalarından Fethiye’nin güçlü destinasyon algısı, fiyat-performans dengesi ve ziyaretçi memnuniyetiyle otel doluluklarını 2025’te büyük ölçüde koruduğunu söyledi. Turist tercihinin hizmet kalitesi, deneyim çeşitliliği ve tatilin sunduğu toplam değer üzerinden şekillendiğine işaret eden Tümkaya, “Özellikle gastronomi, wellbeing ve kişiselleştirilmiş hizmetler, ziyaretçi memnuniyeti desteğinde öne çıktı. Konaklama süresi 6,9 geceden 7,5 geceye yükselirken, kişi başı harcamalarda yaklaşık yüzde 6 arttı.
Bu artış, gastronomi, spa, wellbeing ve özel deneyim paketlerine ilgiden kaynaklandı. Misafirler artık yalnızca konaklama değil, anlamlı ve kişiselleştirilmiş deneyimlere yatırım yapıyor.” Bu yıl İngiltere, Almanya ve Rusya ve iç pazarın önemini koruyacağının altını çizen Tümkaya, “Son yıllarda ivme kazanan Özbekistan, Polonya, Litvanya, Arnavutluk ve İran gibi yeni pazarların 2026’da daha belirgin bir pay alması öngörülüyor. Orta ve Doğu Avrupa’dan gelen ziyaretçiler daha çok doğa ve kültür turizmine ilgi gösterirken, Orta Asya pazarları tarih ve wellness odaklı deneyimlere yöneliyor. Bu pazar çeşitliliği, Fethiye turizmi açısından hem gelir istikrarı, hem de sürdürülebilir büyüme sağlıyor.” “Üst gelir grubundan talep yüksek”
Turizm Yatırımcısı Yusuf Narlı, deneyim turizminin konaklama sektöründe giderek artan olumlu etkisinin görüldüğünü söyledi. Termalde ozon saunası, tuz odası, masaj, bakım ve terapinin yanı sıra, fizik tedavi ve rehabilitasyon gibi turizmde bütüncül sağlık hizmetlerine yoğun bir ilgi olduğuna işaret eden Narlı, termalin sinir ve sindirim sistemleri ile cilt sağlığına faydalarına, sağlıklı kalmak ve bireysel bakım da eklenince yaş profilinin 35’e geldiğine işaret etti.
Lüks segmentte hizmet veren termal otel sayısının kısıtlı olduğunu, bu nedenle üst segment gelir grubunda termal talebinin yüksek olduğuna vurgu yapan Narlı, “Çukurova Havalimanı’na direkt uçuşların artmasının da desteğiyle Mersin’de termal için gelen hem ziyaretçi sayısı, hem de konaklama süreleri arttı. Konaklama süresinin normal turizme göre, ortalama 2 gün daha uzadı. Özellikle sömestr ve bayram dönemlerinde doluluk yüzde 90’ı aşıyor. Yurtiçinde İstanbul, Adana, Kahramanmaraş ve Gaziantep gibi pek çok şehirden, yurt dışında ise en çok Ruslar, Avrupalılar ve İskandinavyalılar’dan talep geliyor.
Termal turizmde yan hizmetler hesaba katıldığında konaklama ve ekstra harcama ortalaması günlük kişi başı 120 dolar seviyelerinde oluyor. Turizmde geçen yıl ziyaretçi sayısının 64 milyona, gelirin ise 65,2 milyar dolara yükselmesi memnuniyet verici. Bu yıl ise 68 milyar dolar gelirin hedeflendiği turizm sektörü, termal ve kış turizminde yakaladığı potansiyel ile bu hedefe önemli bir katkı sunacaktır.”