
Kişisel zevkleri ve hobilerinin izinden giderek bu yola çıkan Eskici'nin girişimcilik hikâyesi, kendi kullanımı için yaptırdığı bir bakır ürünle başladı. Tanıştığı bakır ustasının ortaya koyduğu el işçiliğinin dikkat çekmesiyle şekillenen bu süreç, zamanla bir girişime, ardından da markaya dönüştü. Yaklaşık 2 yıl önce online satışlarla dünyanın farklı ülkelerine ulaşmaya başlayan Eskici, artan taleplerle birlikte faaliyetlerini ticari bir yapıya kavuşturdu.
Online satışların ardından bir ay önce Trabzon'da 25 metrekarelik bir mağaza açan Eskici, kısa sürede gördüğü yoğun ilgiyle hem yerel hem de kültürel bağların hâlâ güçlü olduğunu ortaya koydu. "Herkesin bakırla mutlaka bir bağı var" diyen Eskici, bu bağı günümüzle buluşturmayı amaçladıklarını belirterek, bakırı sadece bir mutfak eşyası değil, kültürel bir miras olarak ele aldıklarını ifade ediyor. Trabzon'un geleneksel bakır zanaatını modern bir solukla hayata döndürmeyi hedefleyen bir girişimci olduğunu belirten Eskici, "Uzun yıllar kurumsal bir şirkette çalıştıktan sonra pandemi, annelik derken mevcut işimden ayrılıp böyle bir girişimde bulunma kararı verdim. 2 yıl önce kendi markamı kurdum. Küçük mikro ihracatlarım var. İspanya, İngiltere, Japonya gibi ülkelere Trabzon'un bakırını tanıtmak niyetindeyim" dedi.
"Talep olunca marka oluştu" Kişisel zevkler ve hobiler ile bu yola çıktığını kaydeden Eskici, "Ailede de hep eskiye dair böyle duygu barındıran objelerle ilgili bir merakım vardı. Sonrasında tamamen tesadüfi bir şekilde bakır ustamla tanıştım. 'Kendim için bir ürün yaptırayım' diye yola çıktık. Sonrasında yaptığı ürünleri gerçekten çok beğendim. Bu zanaat maalesef ülkemizde azalıyor, yok oluyor ve biz bu gizli olan zanaatı biraz daha görünür kılmak hedefiyle yolumuza devam ettik. Sonrasında küçük küçük siparişlerle ustamın da sağ olsun emeğiyle bir yola çıktım. Siparişlerin talebi oluşunca bu bir markaya dönüştü. Bakır zaten çok eski zamandan beri hayatımızda. Hepimizin aile büyüklerinin evinde olan bir materyal. Biz bu materyalini biraz daha güncelleyelim hem sürdürülebilir tarafından kullanalım hem de bunu dünyaya duyuralım istedik. Böylelikle de ustalarımıza can verelim onlar da bu işi yapmaktan vazgeçmesin dedik. Küçük bir kaynak da olsa elimizi taşın altına koyup bir yol bulalım onların yolunda onlara eşlikçi olalım istedik" şeklinde konuştu.