
Orta Doğu’da tırmanan gerilim, turizmde dengeleri hızla değiştiriyor. Savaşın etkisiyle küresel ölçekte seyahat tercihleri yeniden şekillenirken, turist akışları da güven algısına göre yön değiştiriyor.
Avrupalı turistlerin “daha güvenli” gördükleri Batı Akdeniz destinasyonlarına yönelmesi, bu bölgelerde talep ve fiyatları yukarı çekerken; Doğu Akdeniz’de ise talep zayıflıyor. Türkiye de doğrudan çatışmanın tarafı olmamasına rağmen bu dalgadan olumsuz etkilenen destinasyonlar arasında yer alıyor.
Hürriyet’ten Salim Uzun’un haberine göre Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu “Sanki savaşın ana kaynağında bir bölgedeymişiz gibi yansıtılıyor. Bu bizi çok rahatsız ediyor. Bu, ticaretin getirdiği şeylerin dışında bir organizasyon. Bunun da farkındayız. İspanya, 1 Mart itibarıyla tüm indirimleri kaldırdı. Onlar bu sene güzel bir sezon geçirecekler. Keza Yunanistan, Fransa, İtalya da öyle.” diye konuştu.
Kavaloğlu, “Bizim için zor bir dönem başlıyor. Sezona bir ay geç başlayacağız gibi duruyor. Zor bir nisan ayı geçecek ama mayıs itibarıyla sistemin toparlanacağını düşünüyorum” diyen Kavaloğlu, turizmin barışla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. “Turizm barışın dili. İnşallah bu savaş ortamı bir an önce son bulur” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin turizmdeki konumuna da dikkat çeken Kavaloğlu, “Türkiye, dünya turizmi içinde bir olgu. Biz vazgeçilmeziz. Bunu defalarca kanıtladık. Sadece Antalya’ya 17 milyon, Türkiye geneline 60 milyonun üzerinde turist gelmesi büyük bir birikimin eseri” dedi. Türkiye’nin sektöre geç girmesine rağmen hızlı mesafe kat ettiğini belirten Kavaloğlu, “Avrupalı rakiplerimize göre 20-25 yıl sonra başladık ama 100 metre koşucusu gibiyiz. Türkiyesiz, Antalyasız dünya turizmini konuşmak kolay değil” diye konuştu.
Algı yönetimi konusuna da değinen Kavaloğlu, mevcut dönemde daha güçlü bir iletişim gerektiğini söyledi. “Yaptığımız işleri dünya takdir ediyor ama bu süreçte algıyı dengelememiz gerekiyor. Bu konuda TGA çalışıyor. Artık pazarlamada daha sert, daha agresif olmamız gerekiyor” diyen Kavaloğlu, “Bel altından vurulan bir algı yönetimiyle karşı karşıyayız. Buna aynı dirayetle ve aynı sertlikte karşılık vermeliyiz” ifadelerini kullandı.