
Turizm sezonuna güvenerek işe başlayan çok sayıda çalışanın beklenmedik şekilde gelir kaybıyla karşı karşıya kaldığı ifade edilirken, kira, fatura ve temel yaşam giderlerinin devam etmesi nedeniyle mağduriyetlerin arttığı kaydedildi. İddialara göre bazı işletmeler, sezon başında personel eksikliğinden yakınırken, ilerleyen dönemde doluluk oranlarındaki değişimi gerekçe göstererek çalışanları ücretsiz izne yönlendirebiliyor.
"Ciddi bir çelişkiyle karşı karşıyayız"
Hotel Kat Hizmetlileri Eğitimi ve Dekorasyonu Derneği (HOTED) Kurucusu, Onursal Başkanı ve Başdanışmanı Hakan Halit Yeni, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, daha önce "personel bulamıyoruz" açıklamaları yapan işletmelerin bugün aynı çalışanları gelirlerinden mahrum bırakmasının önemli bir çelişki olduğunu söyledi.
Ücretsiz izin uygulamalarına ilişkin duyumları ilk etapta inanmakta güçlük çektiğini belirten Yeni, yaptığı araştırmalar sonucunda bu bilgilerin gerçeği yansıttığını öğrendiğini ifade etti. Özellikle Alanya ve Akdeniz Bölgesi'ndeki bazı işletmelerin kısa süre önce personel yetersizliğinden şikâyet ederken, bugün çalışanlarını ücretsiz izne çıkarmasının yalnızca emekçileri değil, sektörün geleceğini de ilgilendiren ciddi bir sorun olduğunu vurguladı.
"Turizm emekçisi maliyet kalemi değildir"
Turizm çalışanlarının doluluk oranlarına göre değerlendirilecek bir maliyet unsuru olmadığını dile getiren Yeni, sektörün uzun süredir "personel bulamıyoruz" söylemini gündeme taşıdığına dikkat çekti.
Sorunun personel bulamamak değil, çalışanı elde tutamamak ve emeğe yeterince değer vermemek olduğunu ifade eden Yeni, yaz sezonunun ortasında çalışanlarını ücretsiz izne gönderen işletmelerin insan kaynağına bakış açısının sorgulanması gerektiğini belirtti.
Turizm sektörünün yıllardır milyonlarca ziyaretçiyi ağırlamasında emekçilerin büyük payı bulunduğunu kaydeden Yeni, bayramını ailesinden uzakta geçiren, gece gündüz çalışan turizm emekçilerinin sektörün temel taşı olduğunu söyledi. İşlerin iyi gittiği dönemlerde "ekibimiz" ve "en büyük değerimiz" olarak görülen çalışanların, talebin düştüğü dönemlerde ilk gözden çıkarılan kesim hâline geldiğini ifade etti.
"Faturayı emekçiye kesmek adil değil"
Ücretsiz izne çıkarılan çalışanların ekonomik yükümlülüklerinin devam ettiğini hatırlatan Yeni, işletmelerin yaşadığı her ekonomik sıkıntının bedelinin emekçilere ödetilmesinin adil olmadığını dile getirdi.
Çalışanların kira, eğitim ve temel yaşam giderlerinin sürdüğünü vurgulayan Yeni, bu yaklaşımın ne sürdürülebilir ne de vicdani olduğunu söyledi.
Sektör temsilcilerine çağrı
Turizm emekçilerinin işletmelerin yanlış planlamalarının ve ticari risklerinin sigortası olmadığını belirten Yeni, sektörün gerçek gücünün insan kaynağı olduğunu ifade etti.
Gösterişli tesisler ve yüksek yatak kapasitesinin tek başına başarı getirmeyeceğini kaydeden Yeni, çalışanını koruyamayan bir sektörün geleceğini de koruyamayacağını söyledi. Emekçilerin yok sayılmasının hizmet kalitesinde düşüşe, yetişmiş personel kaybına ve sektörden uzaklaşan çalışan sayısında artışa yol açabileceği uyarısında bulundu.
"Gerçek kriz çalışanına değer verememektir"
Turizm sektöründe asıl sorunun personel eksikliği değil, çalışanlara hak ettikleri değerin verilmemesi olduğunu savunan Yeni, emeğin değersizleştirilmesinin sektörün geleceği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti.
"Turizmin gerçek sahibi oteller değil, o otelleri ayakta tutan emekçilerdir" diyen Yeni, "Emek yoksa hizmet yoktur. Hizmet yoksa turizm de yoktur. Turizm sektörünün personel krizi değil, çalışanına değer verme krizi vardır" değerlendirmesinde bulundu.